|
Araştırmalar her beş çocuktan birinin ara sıra, her on çocuktan
birinin ise her gece horladığını gösteriyor.
Horlama sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da görülüyor.
Üstelik çocuklarda horlama sadece uyku sırasında kaba, gürültülü
bir ses olmanın dışında sağlıklarını, günlük aktivitelerini ve
okul başarılarını tehdit eden önemli bir sorunun da habercisi.
Acıbadem Onkoloji ve Nörolojik Bilimler Hastanesi Göğüs
Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Dr. Ceyda Kırışoğlu
uykuda solunum bozukluklarını şöyle tarif ediyor: "Uyku
sırasında üst solunum yollarındaki (burun, boğaz, genizde)
tıkanmalara, dilin arkaya kaymasına bağlı olarak solunumun
birkaç saniye süreyle durması, daha yüzeysel veya hızlı
solunması veya solunum için aşırı çaba harcanması sonucu uykunun
sık sık bölünmesidir. Gerek uyku bölünmesi gerekse de uyku
sırasında kanda oksijen düzeyinde meydana gelen düşüşler
sağlığımız için önemli bir tehdit oluşturur."
Uykuda solunum bozuklukları
Uykuda yaşanan solunum bozuklukları basit bir olgu değil.
Solunum bozukluğunda nefes durması gözleniyor. Dr. Kırışoğlu
solunum bozukluğunda yaşanılanları şöyle anlatıyor: "Nefesin
durması sırasında kanda oksijen seviyesi düşer ve kirli kan olan
karbondioksit gazı artar. Bunu hayati bir tehdit olarak
algılayan beyin, çocuğu "Uyan, nefes al, ölüyorsun" diyerek
uyandırır ve nefes almasını sağlar. Sıklıkla iç çekme ile nefes
almaya başlayan çocuk tekrar uykuya dalar ve gece boyunca bu
şekilde kaç kez uyandığının farkında olmaz."
Bazı çocuklarda ise nefes durması görülmüyor. Ancak onları da
başka bir tehlike bekliyor. Bu çocuklar büyümek için
kullanılacak enerji kaynağını uykuda nefes alıp verebilmek için
kullandıkları için de sıklıkla büyüme geriliği, yüksek tansiyon
ve kalp yetmezliği tehdidi altında oluyorlar.
Nedenleri
En sık 2 ila 6 yaş arası çocuklar etkilenmekle birlikte hemen
her yaşta görülen bu durumun sebeplerini Dr. Kırışoğlu şöyle
anlatıyor: "Bademcik ve geniz etinin büyüklüğü başta gelen
nedenler arasındadır. Diğer nedenler ise burun tıkanıklığı,
allerjik durumlar, astım, reflü, şişmanlık, tiroid bezinin az
çalışması, yüz kemik gelişimindeki farklılıklar, genetik (Down
sendromu gibi) ve nörolojik hastalıklar olarak sıralanabilir."
Belirtileri
Yetişkinlerde solunum bozukluklarına bağlı uyku bölünmesi
kendisini sıklıkla gündüz aşırı uyku hali ile gösterirken,
çocuklar hiperaktivite, kolay sinirlenme, dikkat eksikliği gibi
çeşitli davranış bozuklukları sergiliyorlar. Amerikan Pediatri
Akademisi horlayan her çocuğun mutlaka değerlendirilmesi
gerektiğini vurguluyor. Amerikan Uyku Bozuklukları Akademisi de
çocuğunuzda uykuda solunum bozukluklarından şüphelenmenizi
gereken durumları şöyle sıralıyor:
- Horlama
- Nefes alıp verme güçlüğü, uykuda nefes durması, iç çekme. Dr.
Kırışoğlu bu noktada aileleri uyararak şunları söylüyor:
"Bebekler genel olarak 6 aylık olana kadar düzensiz, hızlı
solurlar ve nefes tutma dönemleri olabilir. Bu bebeklerin
gelişiminin bir parçasıdır ve hastalık belirtisi değildir.
Sadece nefes almayı unuturlar. Ancak çocukta renk değişikliği
meydana geliyorsa o zaman önem taşır. Ayrıca çocuklarda uykuda
solunum bozuklukları özellikle rüya görürken belirginleşir. Bu
evre sabaha karşı olan dönemde en uzun olduğu için çocuğunuzu
yeterli izleyememeniz ve bu durumu gözden kaçırmanız da
olasılıklar dahilindedir."
- Anormal yatış pozisyonları
- Ağız açık uyuma, sabah ağız kuruluğu ile uyanma, baş ağrısı
- Uyku sırasında aşırı terleme, hareket etme, diş gıcırdatma
- Uyurgezerlik
- Sık kabus görme
- Uyku terörü (Uykudan çığlık atarak, ağlayarak uyanırlar. Anne
ve babalarını tanımazlar; hatta kötü davranabilirler. Ertesi
sabah ise bu olayı hatırlamazlar)
- Uykuda idrar kaçırma
- Uykuya dalma güçlüğü veya uyku sırasında sık uyanma
- Sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme
- Hiperaktivite, okul sorunları, depresyon, aşırı utangaçlık
yada hırçınlık
- İştahsızlık, büyüme geriliği veya obezite
- Nedeni açıklanamayan hipertansiyon ve kalp yetmezliği
Tanı
Bu şikayetlerden bir veya birkaçının olması durumunda bir "Uyku
Bozukluğu Uzmanına" başvurmakta yarar var. Uykuda solunum
bozukluğu tanısı, uyku laboratuarında bir ebeveyn eşliğinde
yapılacak uyku çalışması (Polisomnografi) ile kolayca konuluyor.
Uyku çalışması sırasında çocuğun uykusunu ve solunumunu
kaydedecek çeşitli küçük elektrotlar yapıştırılıyor ve kemerler
bağlanıyor. Bu elektrotlar ve kemerler çocuklar açısından bir
tehlike yaratmadığı gibi ağrı da vermiyor.
Tedavi seçenekleri
Tedavi sorunun kaynağına göre planlanıyor. Dr. Kırışoğlu tedavi
yolları konusunda şu bilgileri veriyor:
Bademcik ve geniz etinin alınması: Çocukların önemli bir
kısmında uykuda solunum bozukluğundan büyümüş bademcikler ve
geniz eti sorumlu. Bu operasyon şikayetlerin geçmesinde sıklıkla
yeterli oluyor.
Ortodontik Tedavi: Çocuğun diş ve çene yapısı
değerlendiriliyor. Alt veya üst çenenin küçük olması, dişleklik
ve yüksek damak gibi yüz kemiklerinin gelişim bozukluklarının
varlığında özellikle çocuk yaş grubunda ortodontik tedavi büyük
önem taşıyor.
Nazal CPAP (Devamlı pozitif havayolu basıncı) cihazı:
Hastalık tanısı konan çocuk yaş grubunda cerrahi tedaviye
yanıtın yeterli olmaması, cerrahi tedavinin uygun olmaması veya
problemin nörolojik kökenli olması durumunda kullanılıyor. NCPAP
cihazı bir maske aracılığı ile burundan veya ağızdan hava
vererek nefes yolunu açık tutuyor. Hastaya ek bir yük getirmiyor
ancak gözlük gibi, sadece kullanıldığı sürece etkili bir metot.
Kullanılmadığı zaman şikayetler tekrar ortaya çıkıyor.
Diğer öneriler: Şişmanlık, sorunun daha da ağırlaşmasında
önemli bir faktör. Bu durumda çocuğun büyüme ve gelişme
sürecinde olduğu göz önüne alınarak bir beslenme uzmanı
eşliğinde çocuğun ideal kilosuna gelmesi sağlanmalı.
Uykuda solunum bozuklukları özellikle sırtüstü yatıldığında daha
ağır ortaya çıktığı için hastanın yan yatması, arkasının uzunca
bir yastıkla desteklenmesi gerekiyor. |