|
Korku da diğer
duygular gibi yaşamın bir parçasıdır ve çocuklarda sık rastlanan
bir tepkidir. Normal korkular çocuğun çevresine uyum
sağlamasının bir yoludur. Bir yanıyla da çocukların güvende
olmalarını sağlar.
Çevresini henüz tanımayan, etrafında olup bitenlerden pek
haberdar olmayan küçük bir bebeğin tanımadığı şeylerden korkması
çok doğaldır. Yaşla birlikte yaşanan korkuların içeriği de
değişmektedir. Bebek özellikle anne babası yanında olmadığında
ya da onları göremediğinde kendisini terk ettiklerini düşünerek
korkar. Yaşı 1,5-2'yi aştığında anne babası yanında olmayınca
terk edildiği düşüncesi yerini onları kaybedeceği düşüncesine
bırakır. 2-6 yaş arasındaki okul öncesi çocuklar ise en çok
korku yaşayan gruptur. Bunun nedeni korkuların gelişiminin
toplumsal gelişim ve kişilik gelişimi kadar bilişsel gelişimle
de ilgili olmasıdır. Çocuklar bu yaşta henüz zihinsel olarak
onlarla baş edebilecek yeterlilikte olmadıkları için soyut
varlıklardan korkarlar. Bu dönem çocukları hayaletlerden,
devlerden, yalnız bırakılmaktan ve karanlıktan korkarlar.
Bilinmeyene duyulan korku çocuğun gelişiminde beklenen normal
bir durum olsa da, aşırıya kaçtığında çocuğun yaşamını olumsuz
olarak etkileyebilmektedir.
Okul korkusu çocuğun uyum sağlamasını engelleyen korkulardandır.
Bu korku her çocukta rastlanan bir durum olmayıp, ortaya çıkması
halinde çocuğun akademik yaşantısını olumsuz etkileyerek anne
babayı çaresiz kılabilir.*Okul
korkusunun temelinde anne babadan ayrı düşme ve terk edilme
korkusudur.
ANNE VE
BABAYA BAĞLI NEDENLER:
*Anne babanın
çocuğu aşırı derecede bağımlı yetiştirmesi sonucunda çocukta
oluşan özgüven eksikliği bu korkuya neden olabilir.
*Korkuya neden
olan bir diğer durumda anne ve babanın aşırı koruyucu tutumudur.
*Anne babanın kendilerine ve çocuklarına bir şey olacağı
konusunda yoğun kaygı duyması, özellikle de annenin çocuğunun
okula başlamasına ilişkin endişelerini yansıtması çocukta okula
karşı korku oluşturabilmektedir.
*Çocuk, anne babasının yokluğunda kendisine ya da anne babasına
bir şey olacağından korktuğu için okula gitmek istemeyebilir.
* Okul korkusunda çoğu zaman korkulan okul değil anneden
ayrılmadır.
*Korkunun önemli nedenlerinden bir diğeri anne babanın aşırı
koruyucu tutumudur.
*Çocuğun okulda hırpalanmasına, reddedilmesine veya kavga
etmesine yol açacak sosyal becerileri okul öncesinde kazanmaması
okul korkusuna yol açabilmektedir.
*Çocuğumuzu küçük yaşlardan itibaren korkuturuz ‘‘böyle yaparsan
annen olmam ’’ gibi çocuğun bu şekilde bilinç altında terk
edilme korkusu oluştururuz bu da okul fobisine yol açabilir
OKULA BAĞLI NEDENLER :
*Okulda istediği gibi bir arkadaşlık ortamı (oyun ortamı)
kuramayan çocuk okula gitmek istemeyebilir.
*Okul başarısızlığı okul korkusunun önemli nedenlerinden
biridir. Çocuklar düşük performanslarından utanırlar ve alay
edilmekten kaçınmak için okula gitmek istemeyebilirler
*Çocuğun kendini tedirgin hissettiği sınıf içi oturma düzeni,
*Ayrıca
çocuklarımızdan gün geçtikçe beklentilerimizin fazlalaşması
sonucunda çocuk kötü bir not aldığında bile okula gitmek
istemeyebilir.
OKUL KORKUSU OLAN ÇOCUKLAR İÇİN
ANNE-BABA VE EĞİTİMCİLERE ÖNERİLER
ANNE BABAYA ÖNERİLER:
*Anne baba
genel olarak çocukta korkuya yol açabilecek davranış ve
tutumlardan kaçınmalıdır.
*Çocuğun
kendisini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak
davranışlardan kaçınılmalıdır.
*Çocuğa ayrılıkların doğal olduğunu hissettirmek için çok küçük
yaşlardan itibaren vedalaşmalar kısa süreli tutulmalıdır.
*Ödevlerini yaparken çocuğa daha fazla zaman ayrılması, okul
hazırlıklarının beraberce yapılması ve ailenin tüm üyelerinin
katıldığı neşeli kahvaltılar çocuğu rahatlatarak korkusunu
azaltabilir.
*Çocuğun
yeterince dinlenmiş olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü çocuk
uykusunu alamadığı için okula gitmek istemeyebilir.Normal bir
çocuk günde yedi saatten az uyumamalıdır.
*Çocuğa, korkusunu ifade etmesi için fırsat verilmelidir.
Okuldan korkan bir çocuğa bunda korkulacak bir şey olmadığını
kanıtlamaya çalışmak yerine, çocuğun bu korkusunu anlamak ve
bunu yenmesi için ona zaman tanıyıp bu süreçte yalnız olmadığını
hissettirmek gerekir. Çocukların korkularını rahatça ifade
edebilmeleri, sağlıklı büyümelerini kolaylaştırır.
*Çocuğun okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertleri tutarlı
olmalıdır.
*Çocuk okuldan korksa da gitmeye devam ediyorsa
ödüllendirilmelidir.
*Anne babanın beklenti düzeyini gerçekçi kılıp çocuğa zaman
tanıması, çocuğun okul korkusunu yenmesini kolaylaştırır
*Çocuğa okulun amacı açıklanmalı, okula gitmemesi halinde geri
kalacağı çalışmalar ile bunun doğuracağı sıkıntılar yumuşak bir
dille anlatılmalıdır.
ÖĞRETMENE ÖNERİLER:
*Annelerin de
okula gelmeleri ve çocuk kendini rahat hissedinceye kadar, kısa
bir süre sınıfta oturmaları sağlanabilir.
*Özendirme
girişimleriyle birlikte çocuğun gerekirse önce bir saat, sonra
yarım gün ve daha sonra da tam gün okula gelmesi sağlanabilir.
*Okul korkusu
olan çocuk, sınıf içi çalışmalara katılmaya zorlanmadan
kolaylıkla üstesinden gelebileceği görevleri alması için
yüreklendirilmelidir.
*Öğretmenler
ailelerin okulda yeterli bakım ve eğitim olmadığı yolundaki
inançlarını değiştirmek ve aşırı koruyucu tutumları ortadan
kaldırmak için yaptıkları çalışmalar konusunda anne ve babalara
bilgi vermelidir. Anne babalardaki olumsuz inançlar
kaybolduğunda çocuklar rahatlar ve daha okula gelmeden ev
içindeki kaygılı konuşmalara maruz kalmazlar.
*Öğretmenin çocuklara verdiği tepkiler (kimisiyle konuşarak,
kimisinin omzuna dokunarak) çocukların okula uyum sağlamalarını
kolaylaştırır. Deneyimli bir öğretmen ilk günün sonunda hangi
çocuğun konuşmaya ihtiyaç duyduğunu, hangisinin hazır oluncaya
kadar yalnız bırakılması gerektiğini bilir. |