|
ZİHİNSEL
ENGELLİLİK NEDİR?
Zeka;
doğuştan var olan ve hayat boyunca deneyimlerle gelişen problem
çözme gücüdür. Bu güçle insan kendisini ve çevresini anlar,
olayları muhakeme eder, sonuçlar çıkarır ve uyumla hayatını
devam ettirir.
Zihinsel
Engellilik; doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında
çeşitli nedenlere bağlı, genel zihinsel işlevlerde normallerden
önemli derecede gerilik ve bunun yanı sıra uyumsal davranışlarda
da yetersizlik gösterme durumu olarak tanımlanmaktadır.
Zihinsel
engellilikte 3 temel özellik vardır:
1- Genel zeka
işlevinin belirgin derecede ortalamanın altında olması.
2- Yaşadığı
toplumdaki kendi yaş grubu ile kıyaslandığında toplumsal
beceriler, sorumluluk, iletişim kurma, günlük beceriler ve kendi
kendine yeterlilik gibi alanlarda geriliğin olması.
3-16 yaşından
önce başlaması.
Konuşma,
dikkat, bellek, düşünme gibi zihinsel işlevlerde belirgin
bozukluk görülmekte olup, özellikte bellekte ve dikkatte görülen
bozukluk belirgindir. Zihin engelliğinde, zihinsel işlevlerdeki
bozukluğa eşlik eden bir durum ise uyumsal davranışlardaki
yetersizliktir. Uyumsal davranışlardaki yetersizlik, bireyin
kendi yaşından ve kültür grubundan beklenen kişisel bağımsızlık
ve sosyal sorumluluklarını yerine getirememesi olarak ele
alınmaktadır. Uyumsal davranışlara örnek olarak insanlarla
iletişim kurabilme (dili anlamak), günlük yaşam aktivitelerini
yapabilme (yemek yiyebilme, banyo yapabilme vb), akademik
beceriler de bulunma (okuma, yazma ve aritmetik işlemleri
yapabilme) ve bir iş bulup çalışabilme örnek olarak verilebilir.
Zihinsel
Engelliliği olan çocuklarda gelişmenin aşamaları örneğin
konuşma, yürüme vb. yaşıtlarına göre belirgin derecede geç
olmaktadır. Zihinsel engelliliğinin belirtileri doğumda ortaya
çıkabileceği gibi, bazen de çocukluk döneminin sonunda kendisini
gösterebilmektedir. Belirtilerin başlama zamanı zihinsel
engelliliğine neden olan hastalığa bağlı olarak değişir. Hafif
derecedeki zihinsel engelliliğinin tanımlanması ancak okul
öncesi eğitim devresinde sosyal, iletişim veya akademik
becerilerdeki yetersizlikle açığa çıkabilecektir.
>> Başa Dön <<
ZİHİNSEL
ENGELLİLİĞİN TEŞHİS VE DERECELENDİRİLMESİ
Zihinsel
engelliliğin birçok belirtisi vardır. Örneğin zihinsel engelli
bir çocuk:
· Oturma,
kalkma, emekleme ve yürümeyi diğer çocuklardan daha geç olarak
yapar.
· Daha geç
konuşur veya konuşmasında sıkıntılar vardır.
·
Öğrendiklerini çabuk unutur. Hatırlamada zorlukları vardır.
·
Alışverişte, para hesabında zorlukları vardır.
· Sosyal
kurallara uymada sıkıntısı vardır.
· Problem
çözmede ve/veya mantıklı düşünmede sıkıntısı vardır.
Zihinsel
engelliliğini tanımlamak üzere geliştirilmiş pek çok test
vardır.
Zeka testi
ile kişiden belli soruları cevaplaması ve bazı problemleri
çözmesi istenir. Daha sonra test değerlendirilir ve kişinin zeka
derecesi ölçülmüş olur. Uygulanan testlerin güvenilirliği
birbirlerinden farklıdır.
Bu testler öz
doğuşta var olan zeka yetisini değil deneyim ve öğrenimli,
katkısı ile varolan zeka düzeyini ölçer. Dolayısıyla her zaman
hata payı mevcuttur.
Uygulanan
testten veya çevresel koşullardan kaynaklanabilen bu hatalar,
test sonucunu etkiler.
Testin Çeşiti:
Zeka testleri kullanıldıkları toplumun kültürel yapısına uygun
olmalıdır.
Testi Yapan
Kişi: Zeka testi deneyimli psikologlar tarafından yapılmalıdır.
Çocuğun Yaşı:
Yaş büyüdükçe zeka testinin güvenilirliği artar. 6 yaşın altında
uygulanan testlerde hata oranı daha fazladır. Daha küçük
çocuklara gelişim testleri uygulanır. Bu testlerle çocuğun
yaşına uygun konuşma, sosyalleşme, hareket ve becerileri kazanıp
kazanmadığına bakılır.
Çocuğun test
anındaki bio-psikolojik durumu: Teste uykusuz, yorgun, aç bir
şekilde alman çocuktan normal per-formansını beklemek hatalı
olur.
Doğumdan
itibaren özellikle eğitimli ailelerde merak uyandıran konulardan
biri çocuklarının zeka düzeyidir. Gelişim döneminde çocuğun
hareketleri ve tavırları çevresindekilerce hep izlenir. Ve hatta
zeka testi yaptırarak tatmin olma isteği duyarlar. Zeka testleri
merak giderme veya bir şeyleri ispat etme aracı değildir.
>> Başa Dön <<
ZİHİNSEL
ENGELLİLİĞİN NEDENLERİ
Zihinsel
engelliliğinin bir çok nedeni olabilir. Bilinen birçok faktöre
karşılık halen zihinsel engelliliğinin %35'inde neden
bilinmemektedir.
Kalıtımsal
nedenler (Genetik, ailevi nedenler)
Zihinsel
engelliliğinin yaklaşık %5'inin nedeni genetik yapıyla ilgili
olabilir.
· Doğuştan
metabolik bozukluklar. Örneğin: Fenilketonüri, Tay-Sachs
hastalığı
· Kromozomal
değişiklikler Örneğin: Down sendromu
· Diğer gen
bozuklukları. Örneğin: nörofibramatozis, musküler distrofiler,
tüberoskleroz
· Poligenik
kalıtımla ilgili zeka geriliği.
Gebelikte ve
doğum sırasında oluşan nedenler
Bugün
A.B.D.'de 600 çocuktan birinin fötal-alkol sendromu denen
annenin özellikle gebeliğin ilk üç ayında yoğun alkol alması ile
meydana gelen durumdan etkilendiği bilinmektedir. Ayrıca
uyuşturucu kullanmanın ve sigara içmenin de zihinsel
engelliliğine benzer durumlar ortaya çıkardığı bilinmektedir.
Annenin gebeliği döneminde geçirdiği bazı infeksiyon
hastalıkları (kızamıkçık, toksoplazma, sitomegalovirus vb.)
bebeğin zihinsel engelli olmasına neden olabilir. Annenin
gebeliği dönemindeki yüksek tansiyonu, bebeğe giden oksijen
miktarının azalması gibi bebekte beyin hasarına neden olabilir.
Zor doğumlar
sonucunda oluşan beyin hasarları zihinsel engelliliğinin nedeni
olabilir. Gebelikte gelişen nedenini tam olarak da bilemediğimiz
hidrosefali ve mikrosefali gibi durumlara zihinsel engelliliği
eşlik etmektedir.
· Anne
karnındayken bebeğin geçirdiği enfeksiyon hastalıkları. Örneğin:
toksoplazma enfeksiyonu.
· Annenin
hamilelikte bilgisiz ve gereksiz ilaç kullanımı.
· Annenin
hamilelikte zehirlenmesi.
· Annedeki
beslenme bozuklukları.
· Annenin
alkol kullanımı.
· Bebeğin
anne karnında iken oksijensiz kalması
· Erken
doğum.
· Bebeğin
anne karnındaki beslenmesinde yetersizlik.
· Zor
doğumlarda bebeğin doğum kanalından geçerken oksijensiz kalması
ya da travmaya uğraması.
Doğum sonrası
nedenler
Uygun şekilde
tedavi edilmeyen bazı infeksiyon hastalıkları (boğmaca, kızamık,
Hemofiliz infeksiyonlan vb.) zihinsel engelliliğinin nedeni
olabilir. Beyin hasarının önemli nedenlerinden birisi beyini
saran zarların veya beyinin kendisinin infeksiyonudur. Beyin
travmaları da beyin hasarı ve zihinsel engelliliğinin neden
olmaktadır.
· Merkezi
sinir sistemi enfeksiyonları. Örneğin: Menenjit.
· Kafa
travmaları. Örneğin: Yüksekten düşme.
· Havaleler.
· Yeni
doğanın ağır sarılığı.
· Tiroid
hormonu eksikliği
Çevresel
Nedenler
İnciltilmiş
veya ihmal edilmiş ya da normal gelişim dönemleri için
ihtiyaçları olan fiziksel ve ruhsal ihtiyaçları karşılanamayan
bebek ve çocuklarda geri dönüşümü mümkün olmayan öğrenme
güçlükleri gösterebilmektedirler. Çevrede yaygın olarak bulunan
(duvar boyalan, oyuncaklar, çeşitli konserve yiyecekler, trafiği
yoğun bölgelerdeki hava kirliliğinden) kurşunun zehirlenmeleri
de zihinsel engelliliğinin nedeni olabilmektedir.
Eğer
çevredeki uyaranlar yetersizse çevresiyle etkileşim içinde
bulunan çocukta yalancı zeka geriliği denen durum oluşabilir.
Bu, çocuğa doğduğu günden itibaren gösterilecek sevgi, şevkat,
ilgi ve eğitici yaklaşımın önemini ortaya koymaktadır.
>> Başa Dön <<
GÖRÜLME
SIKLIĞI
Zihinsel
engelliliğin toplumda ne kadar sıklıkta bulunduğunu ve de her
yıl topluma ne kadar zihinsel engelli kişinin katıldığını
hesaplamak son derece zordur. Çünkü, hafif dereceli zihinsel
engelliliğinin tanısı çok zordur, bu genellikle kötü okul
performansına dayanır. Bu nedenle hafif zihinsel engelliliğinin
sıklığı yerleşim yerleri ve sosyal sınıflar arasında belirgin
farklılıklar gösterir, doğal olarak da, mevcut olana göre ancak
az sayıdaki olgu tanımlanarak belirlenebilir.
Zihinsel
engelliliğinin toplum içindeki sıklığının belirlenmesinde bir
diğer sorun da, her geçen gün yeni olgu gruplarının tanımlanarak
ekleniyor olmasıdır: Örneğin Prader - Willi sendromu 1956'da,
Rett sendromu 1966'da ve perinatal sitomegalovirus infeksiyonu
1970'lerde tanımlanmıştır.
Toplumda tüm
özürlülerin onda birini zihinsel engellilerin oluşturduğu kabul
edilmektedir. Yapılan araştırmalar toplumun (saptanabildiği
kadarıyla) %1'inin, hafif olgularla beraber en az %3'ünün
zihinsel engelli olduğunu göstermektedir. Tüm dünya üzerinde,
'orta ve hafif dereceli zihinsel engelliler'in alınması
kaydıyla, en az elli milyon zihinsel engelli insan olduğu kabul
edilmektedir ve 2025 yılına kadar bu engellilerin dörtte üçünün
gelişmekte olan ülkelerde bulunacağı tahmin edilmektedir. Çünkü
gelişmekte olan ülkelerde nüfus artışı hızlıdır; öte yandan,
eskiden erken yaşta ölen bu çocukların artık ihtiyaçları olan
hizmetlerin verilmeye başlamasıyla da yaşam süreleri uzatılacak
ve sonuçta sayı artacaktır.
Yukarıda
zihinsel engelliliğinin toplumdaki sıklığını belirlemede
kullanılan teorik çan eğrisi hesaplamalarının aslında adaptive
davranış becerilerin sıklığını ölçmekte çokta başarılı
olmadığını bildiren çalışmalar da vardır. Baroff 1991 yılında
toplumun %0.9'unun zihinsel özürlü olduğunu bildirirken, McLaren
ve Bryson birçok epidemiyolojik çalışmanın sonucuna dayanarak
tüm toplum tarandığında %1.25'inin zihinsel engelli olduğunu
savunmuşlardır. Zihin engelliliğinin sıklığını ölçmek için
kullanılan veri kaynağı okul kayıtları olduğunda ve özel eğitim
hizmetlerinin planlanması için gereken hesaplamalarda ise hızlar
gelişme gerilikleri, öğrenme zorlukları, otizm ve/veya zihinsel
engelliliği kapsadığında %2.5'e kadar ulaşmaktadır. Zihin
engelli bireylerin %89'unun hafif, %7'sinin orta ve %4'ünün de
ağır düzeyde oldukları kabul edilmektedir.
Ülkemizde
zihinsel engelli bireylerin sıklığını tam olarak bildiren
veriler bulunmamaktadır. Ancak genel bir hesaplama ile, eğer
toplumumuz için % l ve % 3 oranları geçerliyse - ki bu rakamın
alt sınır olarak geçerli olmaması için hiç bir neden yoktur -
yetmiş milyon nüfus için zihinsel engelli kişi sayısı 700 000;
hafif ve bir kısım orta derecedeki (tanımlanma güçlüğü fazla
olanlar) olgularla birlikte bu sayı en az 1 450 000 civarında
olmalıdır.
>> Başa Dön <<
ZİHİNSEL
ENGELLİLİK ÖNLENEBİLİR Mİ?
1- Zeka
engelliliğinin özgün olmayan korunması, toplumun genel sağlığını
ve yaşam standartlarını geliştirmekle sağlanır. Zeka engelliliği
için oluşturulacak koruma programları, genel sağlık plan ve
programlarına entegre edilmelidir
2- Anne ve
çocukların beslenmesi üzerinde titizlikle durulmalıdır.
3- Gebelik,
doğum ve doğum sonrası iyi bir bakım mental ve fiziksel
sakatlığın görülme sıklığını azaltacağından, ana ve çocuk
sağlığı çalışmalarında halka kaliteli bir hizmet sunulmalıdır.
4-
İnfeksiyonların ve parazitik hastalıkların önlenmesi zeka
engelliliğinin önemli derecede önlenmesine katkılarda
bulunacaktır.
5- Kimyasal
ve fiziksel zararlı etkenlerin zararlarından korunmak için
çevreyi izlemek, koruma programlarının önemli bir bölümünü
oluşturmalıdır.
6- Zeka
engelliliğinin kaza nedenlerini azaltmak için, küçük çocuklar
için uygun çevre ve ilkyardım hizmetlerinin geliştirilmesi
önemlidir.
7- Zeka
gelişimini artırmak için sosyal ve çevresel eğitim stimülasyonu
esastır. Bunu başaramayan aileler için uygun gözlemcilerin
sağlanması gerekir.
8- Genetik
danışma, prenatal teşhis, erken tanı ve uygun tedavi genetik
orjinli zeka engellliliğini önlemede önemlidir.
9-
Yenidoğanda tarama testleri, yaşamın 3-5. günlerinde özel filtre
kağıtlarına emdirilerek alınan ve belirli merkezlere gönderilen
kapiller kan örneklerinde yapılmaktadır. Konjenital hipotroidi
ile fenilketonüri açısından rutin olarak taranmakta ve test
sonuçları pozitif olanlar kesin tanı için incelemeye
alınmaktadır.
10. Koruma
programları ülkenin gerçekleri göz önüne alınarak planlanmalı,
sık görülen hastalıklara ve kaynaklara göre ayarlanmalar
yapılmalıdır.
11. Zeka
engelliliğinin nedenlerinin araştırılması için destek
olunmalıdır. Ayrıca koruma programlarının etkisi ölçülmeli ve
sürekli izlenmelidir.
>> Başa Dön <<
NE
YAPILABİLİR?
Zihinsel
engelliliği teşhis edilir edilmez, özürlünün tam bir tıbbi
muayenesinin yanısıra aile, sosyal ve eğitim hayatıyla ilgili
bilgiler aileden, okul ve hastane kayıtlarından elde
edilmelidir.
Çocuklara
günlük yaşam, kas kontrolü, iletişim ve sosyal yaşantı ile
ilgili performanslarını ölçen testler uygulanmalıdır.
Günümüzde
normal gelişim gösteren bireylerin olduğu kadar, gelişim
geriliği olan bireylerinde eğitimine ve toplumsal yaşama olan
katkılarına verilen önem giderek artmaktadır. Çeşitli önlemler
alınarak engelliliğin oluşması engellenmekte veya en uygun
şekilde rehabilite edilmektedir. Bu önlemlerin başında doğum
öncesi dönemden başlayarak anne ve baba adaylarının bebeğin
gelişimi ve eğitimi konusunda bilgilendirilmesi gelmektedir.
Bilgilenme,
olası problemlerin ve bebeğin gelişmesindeki herhangi bir
gecikmenin erken fark edilmesini ve erken eğitime başlanılmasını
sağlamaktadır. Engelliliğin fark edilmesinde, tedavisinde ve en
uygun eğitim hizmetlerinin verilmesindeki gecikmeler çocuğun
eğitimden yeterince yararlanamamasına neden olmaktadır.
Uygulanan bu
testler sonucunda çocukların herbirine kendisine uygun,
bireyselleştirilmiş eğitim, 3-21 yaş arasında okul sistemi
içinde verilmelidir. Eğitime ne kadar erken başlanırsa başarının
o derece yüksek olacağı bilinmektedir. Bu çerçevede 3 yaş
öncesinde erken görüşme programları, öneriler ve erken tedavi
programları verilebilir. Birçok özürlü çocuğa okul eğitimleri
sırasında yemek yeme, tuvalet temizliği becerileri
kazandırılmaktadır. Konuşma eğitimi ve sosyal programların, spor
aktivitelerin özürlü çocuğa yardımdaki rolü kaçınılamaz.
Zihinsel engelliliğinin düzeyine bağlı olarak çocuğa bağımsız
yaşama becerisi ve iş eğitimi erken adolesan döneminde
verilmelidir. Orta ve hafif zihinsel özürlü olan bireylerin
kendi kendilerine yetebilecekleri ve mutlu olabilmeleri
mümkündür.
Zihinsel
engelli çocuklara verilecek eğitimin planı çocuğun kişisel
becerilerini artırmaya hedeflemelidir. Bu plan içerisine anne,
baba, ideali her ikisi de alınmalıdır. Eğitim veren kurumların
vazgeçilemeyecek elemanı özel eğitimcidir. Bunun dışında çocuğun
gereksinimlerine göre fizyoterapist, çocuk hekimi, meslek
terapisti, dil terapisti, psikolog, eğlence servisinin
elemanları, taşımacılık eğitimi veren bireylerle, aile
eğitimcileri bulunmalıdır.
Çocuklara
okul eğitimlerinin dışında iki konuda da destek olunmalıdır:
Bunlar biri sosyal aktiviteleri, diğeri de ilaç tedavisi
olmalıdır.
Zihin engelli
çocuklara sosyal yönden yapılacak destek, çocuğu tedavi edici ve
daha sonra oluşacak olumsuzlukları önleyecek özelliktedir.
Sosyal aktiveteler çok çeşitli olup, eğlence programları
düzenleme, spor aktivitelerine katılma, yaş günü partileri
yapma, hayvanat bahçelerine ziyaretlerde bulunma vb. bunlardan
sadece birkaçıdır.
İlaç tedavisi
zihinsel engelliğe veya gelişme geriliğiyle birlikte bulunan
psikiyatrik durumlarda gereklidir. Bu durumlar şiddetli
depresyon, obsesif-konvulsif hastalık, dikkat bozukluğu-hiperaktivite
ya da psikiyatrik hastalıkların diğer formlarıdır. Özellikle
epileptik hastalarda tedavinin düzenli olması hayati önem taşır.
Zihinsel
engelli bireylerin ailelerine yardım da son derece önemlidir.
Çünkü sıcak aile ortamının sağlanması zihinsel engelli
bireylerdeki tüm potansiyeli açığa çıkaracak yegane yoldur.
Ancak bu hedeflere ulaşabilmeleri için zihinsel engellilerin
uygun yeterli eğitime, toplumsal, sosyal, aile ve bireysel
desteğe ihtiyaçları vardır. Zihinsel engelli bir çocukla
birlikte olmak aile için belki bir ömür boyu çok zorlu, sabırlı
ve çoğu zaman tek başına mücadele etmek anlamına gelmektedir.
Ailenin yaşadığı güçlüklerin en başında konu hakkındaki bilgi
eksikliği gelmektedir. Psikolojik sebepler, çevre ile ilgili
sebepler, ekonomik sebepler, eğitim ve sağlık kuruluşlarına
ailenin ulaşabilme durumu, aile herhangi bir sosyal güvenlik
şemsiyesi altında olsa bile (değilse güçlükler daha da artar)
karşılanamayan giderler ile aileyi zaman zaman aşırı derecede
sıkıntıya sokan toplumsal yalnızlık duygusuna kapılma vb. belli
başlı problemlerdendir.
Unutulmamalıdır ki; ne yapılacağı kavramından veya tedavi
kavramından anlaşılan, çocuğun normal zeka düzeyine erişmesini
sağlamak değildir. Çocukta var olan potansiyeli en iyi şekilde
kullanmasını sağlamaktır. Gerçekçi, sabırlı olunması gereklidir.
>> Başa Dön << |